Son zamanlarda çevrenizdeki herkesten aynı cümleyi duyuyor musunuz: "Çok yorgunum." Garip olan şu ki; fiziksel olarak ağır bir işte çalışmasak bile akşam eve geldiğimizde üzerimizden kamyon geçmiş gibi hissediyoruz. Peki, neden? Çünkü aslında hiçbirimiz gerçek anlamda "paydos" etmiyoruz.

Kapıyı Kapatınca İş Bitiyor mu?

​Eskiden iş iş yerinde, ev evde kalırdı. Şimdi ise ofis cebimizde, zihnimizde, hatta akşam yemeği masamızda bizimle oturuyor. Akşam bir bildirim geldiğinde ya da bir iş e-postasına göz ucuyla baktığımızda, beynimiz o an "dinlenme modundan" çıkıp tekrar "savaş moduna" geçiyor. İşten çıkıyoruz ama işi eve, mutfağa, hatta rüyalarımıza getiriyoruz.

Dinlenmek Sadece Uyumak Değildir

​Vücudun dinlenmesi için uykusuz kalmamak yetmez; zihnin de "serbest bırakılması" gerekir. Sürekli bir sonraki günü planlamak, "O maili attım mı?" diye düşünmek ya da eve gidince de iş konuşmaya devam etmek, beynimizi hiç kapanmayan bir bilgisayara dönüştürüyor. Bilgisayarı kapatmazsanız bir süre sonra ısınır ve donmaya başlar; işte biz de tam olarak bunu yaşıyoruz.


Gerçek Bir Paydos İçin Küçük Öneriler

  • Zihinsel Sınır Çizgisi: İşten eve dönerken yol üzerinde bir nokta belirleyin (bir ağaç, bir park veya bir köşe). O noktayı geçtiğinizde "İş burada kaldı, şimdi benim zamanım başlıyor" diye kendinize fısıldayın.
  • İş Konuşma Yasağı: Akşam yemeğinde veya sevdiklerinizle vakit geçirirken "Bugün işte ne oldu?" sorusunu bir kenara bırakın. Bunun yerine "Bugün seni ne gülümsetti?" diye sorun.
  • Bildirimlere Veda: İşle ilgili bildirimleri akşam saatlerinde sessize almak bir lüks değil, bir zorunluluktur. Dünya siz birkaç saat bakmadınız diye durmayacak, ama siz bakarsanız dinlenemeyeceksiniz.
  • Unutmayın: Dinlenmek bir suçluluk duygusu değil, bir ihtiyaçtır. En iyi çalışan makine bile durmaya ihtiyaç duyar. Gerçekten dinlenmiş bir "siz", her zaman çok daha verimli ve mutlu bir "siz" demektir.

    Siz bu konuda ne düşünüyorsnuz ?

Yorumlar

Bir Yorum Yazın: